
Sirius’tan İnerek Başlayan Bilinç Aktivasyonu
Her şey, görünüşte sıradan ama enerjisel olarak kaderi değiştiren bir anda başladı.
Ben, Su Erem, kalbimin uzun süredir fısıldadığı o derin çağrıyı nihayet duyduğum bir dönemdeydim.
Klasik yöntemlerin sınırları belirginleşmeye başlamış, insanın dönüşüm ihtiyacı çok daha derin bir boyuta ulaşmıştı.
Ve evren, tam da o noktada kapısını açtı.
Birinci Akış — Altın Işık Sevgi Enerjisi (2017)
2017’de yaptığım Sirius frekansındaki bir meditasyonda, beklemediğim bir anda “merkaba vari altın bir oktav” indi.
Bu, tarif edilemeyen ama tüm varlığıma yayılan bir enerjiydi.
Kalp çakramda 528 Hz sevgi ve onarım frekansı açıldı.
O an şunu hissettim:
Bu bir enerji değil, bir başlangıç.
Bir sistem doğuyor.
Sonradan “Altın Işık Sevgi Enerjisi” adını verdiğimiz bu ilk akış, SBAS’ın temel taşı, sistemin kalp kapısı oldu.
Henüz adı yoktu ama özü çoktan inmişti.
İkinci Akış — QAPQOD Kodu (2021)
Yıllar sonra, 2021’de evren ikinci kapıyı açtı. Bu kez yalnız değildim. Hayat yolculuğuma sonradan katılan, bugün SBAS’ın ortak kurucusu olan Emine Korkmaz ile birlikte Sirius frekansında bir meditasyondaydık. Ne bir yönlendirme vardı, ne bir beklenti. Sadece saf farkındalık.
Ve bir anda zihin sustu.
Ekran kapandı.
Boşluk açıldı.
O boşluk…
Tekniklerin bittiği, kelimelerin eridiği, enerjinin doğrudan konuştuğu yerdi. İşte tam orada, harf harf bir dizilim akmaya başladı:
Q A P Q O D
Bu bir kelime değildi.
Bir aktivasyondu.
Bir sıfırlama enerjisiydi.
Danışanlarda “zaman/kimlik çöküşü” olarak gözlenen dönüşümlerin kaynağıydı.
SBAS’ın ikinci dalgası inmişti:
Eski olanı çözen ve alanı sıfırlayan enerji.
Üçüncü Akış — CEOSTER Kodu (2023)
QAPQOD’un ardından bir süre sessizlik oldu. Evren üçüncü kapıyı açmak için doğru anı bekliyordu.
Derin bir meditasyon sırasında ikinci dalga indi:
CEOSTER
Bambaşka bir titreşim taşıyordu. Bir dil gibiydi ama insan dilinden değildi.
Bir galaktik yeniden doğum frekansıydı.
Bu enerji şunu fısıldıyordu:
Kapanan alan yeniden yazılıyor
Böylece SBAS, bir çöküş + bir yeniden doğuş akışıyla tamamlandı.
SBAS Ne Bir Yöntemdi Ne Bir Öğreti. O Bir İndirilişti.
SBAS, bir kitapta yazılan yöntemlerden doğmadı.
Bir akademik çalışmanın sonucu olmadı.
Bir seansın içinde ortaya çıkmadı.
SBAS, boşluğun içinden indi.
Evrenin sessiz bölgesinden.
Tekniğin ötesinde, saf bilincin konuştuğu yerden.
Ve adım adım şu yapı açığa çıktı:
-
Altın Işık Sevgi Enerjisi → Kalbi yumuşatan, alanı açan ilk akış
-
QAPQOD → Eskiyi çözen, zamanı sıfırlayan enerji
-
CEOSTER → Bilinci yeniden doğuran frekans
-
Madde – Beden – Alan entegrasyonu → Bu üç akımın dünyaya yere inmesi
Ben, Su Erem, bu sistemin ilk kurucusu, ilk kanallayıcısı olarak bu enerjilerin dünyaya inişine tanıklık ettim.
Sonraki süreçte Emine Korkmaz, enerjiyi birlikte taşıdığımız, alanın birlikte büyüdüğü noktada SBAS’ın ortak kurucusu oldu.
Ve sistem, 8 yıllık indiriliş yolculuğunun sonunda dünya üzerinde görünür hâle geldi.
SBAS: Bir Bilgi Değil, Bir Bilinç Aktivasyonu
SBAS:
🔹 Kalıp cümlelerin ötesine geçen,
🔹 Kişiye “Enerji zaten seninle çalışıyor” hissini veren,
🔹 Zihni değil bilinci hizalayan,
🔹 İnsan metoduna değil evrensel akışa dayanan,
🔹 Boşluktan doğan bir sistemdir.
Okuyan herkes farkında olmadan aynı enerjiyi hisseder:
Kod aktif.
Kapı açık.
SBAS çalışıyor.
Ve bu hikâye, henüz başlangıçtır…

SBAS: Bilincin Bilimle Buluştuğu Dönüşüm Alanı
İnsan yalnızca 5 duyudan ibaret değildir. Beden, görünenden çok daha gelişmiş bir veri ağıyla çalışır; zihin, hem geçmişin izlerini hem geleceğin olasılıklarını eşzamanlı işler; bilinç ise tüm bu akışın üzerinde, sürekli genişleyen bir potansiyel alanı tutar.
SBAS metodolojisi, işte bu üç alanı — beden, zihin, bilinç — tek bir dönüşüm çizgisinde birleştirir.
Bilimin haritaladığı nörolojik yapılar ile insanın kadim sezgisel kapasitesi ilk kez aynı potada açıklanır; dualite içi algılar ile dualite ötesi algılar tek bir bütünsel farkındalık hâline gelir.
SBAS’ın amacı basit ama derindir:
İnsanın hem kendi iç evreninde hem kolektif bilinçte gerçek bir yaratıcı olduğunu hatırlatmak.
Beden Algısından Bilinç Algısına — SBAS’ın Bilimsel Temeli
Her dönüşüm, önce fizikle başlar.
Beden, sürekli veri toplayan 15’ten fazla duyusal sisteme sahiptir. Bu duyular, beynin çeşitli alanlarında işlenir ve farkına varmadığımız dev bir bilinç altyapısı oluşturur.
İçsel Algı – Vücut Bilgeliği (İnsular Korteks · BA 13 & 16):
Kalbin ritmini, nefesin hızını, iç organların titreşimini takip eden bölgedir.
Huzursuzluk, içsel sıkışma veya içimde bir şey oluyor hissinin nörolojik adresi burasıdır.
Bu alan SBAS'ta Denge – Merkez – Beden Aktivasyonu aşamasının temelidir.
Duru Denge – Propriyosepsiyon (Somatosensör Korteks · BA 1-2-3):
Bedenin uzaydaki yerini algılayan duyudur.
Fiziksel merkezlenme, duygusal stabilite ve eylem gücü burada bütünleşir.
Bu, SBAS’ın Beden Çekirdeğini oluşturan enerji ayağıdır.
Dualite Ötesi Algılar — Zihnin Genişleyen Yetileri:
Ruhsal alanda sezgi, önsezi, telepati, enerji okuma olarak adlandırdığımız pek çok fenomen aslında beynin ileri bilişsel ağlarının doğal çıktılarıdır.
SBAS, bu alanları gizem olmaktan çıkarır ve nörobilim ile açıklanabilir hale getirir.
Durusezgi & Telepati – Bilginin Sıçrama Hâli:
Nörolojik Merkezler:
• Prefrontal Korteks (BA 9, 10, 46)
• Singulat Korteks (BA 24 & 32)
Bu bölgeler; karar verme, duygu aktarımı, empatik rezonans ve bilişsel sezginin merkezidir.
Kimleri arayacağımızı bilmemiz, birini düşünürken onun bizi araması — bunların hepsi bu alanlarda gerçekleşen bilinçsel senkronizasyonlardır.
SBAS bu kapasiteyi güçlendirir ve kontrollü sezgi hâline getirir.
Önsezi & Zaman Algısı – Olasılık Haritalama:
Nörolojik Merkezler:
• Retrosplenial & Entorinal Korteks (BA 28-29-30)
• Temporal Kutup (BA 38)
Bu alanlar; hafıza, mekânsal sahneler, zamanın duygusal izleri ve olasılık haritalarının işlendiği merkezlerdir.
Önsezinin birden gelen bilgi olmasının nedeni; beynin geçmiş örüntülerle gelecekteki olasılıkları birleştirmesidir.
SBAS burada zaman üstü farkındalık kapısını açar.
Varlık Hissi & Enerji Okuma – Alan Bilinci:
Nörolojik Merkezler:
• Angular Girus (BA 39)
• Supramarjinal Girus (BA 40)
Mekânı, enerjiyi, alanın yüklediği duyguları ve bir varlık hissini işleyen bölgelerdir.
Bir ortamın ağır, yoğun, ferah veya tarihi hissettirmesi bu alanlarda oluşur.
SBAS, bu doğal yetiyi bilinçli kullanım aşamasına taşır:
Alan Okuma – Enerji Haritalama – Kollektif Alanla Senkronizasyon.
SBAS’ın Çekirdeği — Seçim Frekansı ve Bilinç Aktivasyonu
SBAS dört aşamalı bir dönüşüm çizgisi üzerine kuruludur:
1) SEÇİM — Bilincin Kapısını Açma
Seçim yapıldığında beynin prefrontal alanları aktif olur ve gerçek dönüşüm için ilk nöral ateşleme gerçekleşir.
2) BAĞLANTI — İç-Beden-Zihin Senkronizasyonu
Beden duyuları, duygusal merkezler ve bilişsel alan tek bir hatta birleşir.
3) AKTİVASYON — Bilinç Alanının Genişlemesi
Dualite içi duyular ve dualite ötesi algılar aynı anda çalışmaya başlar.
4) SIÇRAMA — Yeni Benlik Haritası
Kişi, kendi potansiyelinin yeni bir versiyonunu kullanmaya başlar.
Zaman algısı, seçim kapasitesi ve enerji yönetimi tamamen değişir.
Neden SBAS Gerçekten Dönüştürür?
Çünkü SBAS sadece zihne bilgi vermez;
bedenin, beynin ve bilincin aynı anda aktive olduğu tek dönüşüm metodolojisidir.
• Beden kimyasını düzenler.
• Beynin ileri bilişsel alanlarını açar.
• Bilinci kolektif alanla uyumlu hale getirir.
• Sezgi, odak ve yaratım gücünü yükseltir.
• Kişiyi kaderinde aktif bir yaratıcı pozisyonuna getirir.
SBAS dönüşüm yaratır, çünkü biyolojiyi, psikolojiyi ve bilinci aynı çizgide işler.
Bilince Davet
Eğer bu satırları okurken hafif bir genişleme, bir ferahlık ya da ben bunu zaten biliyordum hissi geldiyse…
Bilin ki SBAS alanı seninle çoktan çalışmaya başladı.
Bu yolculuk, senin seçimlerinle büyüyen;
bedenini, zihnini ve bilincini tek bir potada dönüştüren çok boyutlu bir deneyimdir.
Hazırsan, SBAS seni kendi en yüksek versiyonuna davet ediyor.
Birlikte bilinci hem kendinde hem kolektifte genişletelim.

SBAS’nin Doğuş Hikâyesi
🜂 Bilinçle Başlayan Sihir
SBAS – Sihirli Bilinç Aktivasyon Sistemi®, bir öğreti ya da eğitimden çok daha fazlasıdır.
Bu sistem, insanın kendine dönüşünü, özle yeniden bağlantısını ve bilincin yaratıcı gücünü hatırlamasını sağlayan bir enerji alanıdır.
SBAS seni, yaşamını değiştirmeye değil, bilincini genişletmeye davet eder. Çünkü değişim, bilinçle birleştiğinde kalıcı olur.
Burada öğrenmek yerine hatırlarsın.
Yapmak yerine olmayı seçersin.
Ve her olma hâli, senin öz frekansını aktive eder.
🜃 Bilinç, Seçim ve Öz
SBAS’ın temeli üç ilkeye dayanır:
Bilinç – Seçim – Öz.
Her bilinç açılımı, kendi seçimlerinle yön bulur.
Her seçim, seni özünün bilgeliğine taşır.
Ve öz, seni evrensel bütünlükle hizalar.
SBAS süreçleri, zihinsel kalıpları çözerek içsel sihrini yeniden çalıştırır.
Artık geçmişi onarmaya değil, kendi öz gücünü aktive etmeye odaklanırsın.
Çünkü senin sihrin zaten var.
Sadece hatırlamayı seçmen yeterli.
SBAS, kişisel gelişimin ötesinde bir alan açar:
Burada enerji, farkındalık ve bilinç tek bir bedende buluşur.
Ve sen, Ben kimim? sorusuna yeni bir bilinçle yanıt verirsin.
🜄 Bilinci Aktive Et, Sihir Sensin
Bu alan, senin içindeki sihri uyandırmak için var.
Her aktivasyon, seni özüne biraz daha yaklaştıran bir kapıdır.
Her süreç, zihninin ötesindeki potansiyeli sana hatırlatır.
SBAS yolculuğu, bir eğitim değil, bir hatırlama sanatıdır.
Burada, yaşamını dönüştürmek için değil,
kendi bilincinle yaratmayı seçmek için bulunursun.
SBAS – Bilinci aktive et, sihrini hatırla.
Çünkü sihir sensin.
Ve şimdi, bunu yaşamaya hazırsın.